MAL PAÇİNO

MAL PAÇİNO

Mafya evinde Meksika açmazı! Bir mafya babası, iki sevgili, deli bir eş, sakız çiğneyen bir kız, pizzacı bir aşık ve kafası karışık adamları… Hepsi aynı salonda, aynı anda, aynı silahların gölgesinde buluşursa ne olur? Yanlış anlaşılmalar, kıskançlık krizleri, parfüm kokuları ve pizzalar arasında kahkahalarla dolu bir curcuna! Aşk mı kazanacak, mafya mı, yoksa mozzarella mı? Cevabı “Mal Paçino” sahnede…...
SADIK’IN SIRRI

SADIK’IN SIRRI

Sadık'ın helvası, herkesin baş belası! Sadık Bey gitti, ama giderken taziye evine pimi çekilmiş bir el bombası bıraktı! "Melek gibi adamdı" duaları arasında helva kavrulurken, kapıdan giren "diğer eş" ile tencere dibi tuttu, sırlar mutfağı patladı! Miras kavgasına tutuşan evlatlar mı dersin, kocasının arkasından jet hızıyla hacca yazılan uyanık dul mu, yoksa Sadık'ın 20 yıllık gizli hayatının canlı kanıtı mı? Gözyaşlarının bedduaya, taziye evinin ise meydan muharebesine dönüştüğü bu absürt komedide tek bir gerçek var: Meğer kimse aslında o "Sadık" adamı tanımıyormuş! Önemli Uyarı: Miras listenizi güncellemeden izlemeyin!...
ZAM’AZİNGO MARKET

ZAM’AZİNGO MARKET

Etiketler değişiyor, fiyatlar uçuyor! Bir market düşünün: kasada kuyruk var, müşteriler sabırsız, ürünler raftan kasaya gelene kadar zamlanıyor… Derken içeri silahlı bir “isyancı” giriyor ve işler iyice karışıyor! Tüketici hakları, dış güçler, ayfon şarjı, prostat derdi ve indirim anonsları… Hepsi aynı sahnede buluşunca ortaya kahkahalarla dolu bir alışveriş macerası çıkıyor. Bugün kaşar, yarın kahve… Ama asıl mesele: Zam mı, isyan mı, yoksa selfie mi? Cevabı “Zam’azingo Market” sahnede…...
HOŞGELDİN UZAYLI BİZ DOSTUZ

HOŞGELDİN UZAYLI BİZ DOSTUZ

Uzaylılar geldi, cezayı yedi! Andromeda’dan gelen Nuriyus ve Nefriyus, dünyayı araştırmaya niyetleniyor. Ama karşılarına çıkanlar: bastonlu dedeler, Ayetel Kürsü okuyan nineler, Z kuşağı jargonu ile konuşan gençler, trafik cezası kesen polisler ve maaşından şikâyet eden emekliler… Uzaylılar “Biz dostuz” diyor, dünyalılar “GBT yapalım” diye tutturuyor. Bir yanda “Google amca”, bir yanda “Love bombing”, bir yanda “Park yapılmaz” levhası… Sonuç: Evrensel komedi, galaktik curcuna! “Hoşgeldin Uzaylı Biz Dostuz”: Uzaylıların dünyaya inişi, insanlığın absürtlüğüyle birleşince ortaya kahkahalarla dolu bir oyun çıkıyor. Dostluk mu kazanacak, yoksa trafik cezaları mı?...
BEŞ YILDIZLI REZALET

BEŞ YILDIZLI REZALET

Tatil köyü mü, sinir harbi mi? Beş yıldızlı otel, açık büfe, sınırsız içecek, plaj voleybolu… Ama bir de Lütfü var. Karı-koca çatışması, kaynana baskısı, ergen oğulun sapıklıkları ve depresif kızın entel tripleriyle dolu bir tatil macerası. Görüntü olsun diye gelenler, görüntüye dayanamayıp dağılanlar… Bu tatilde herkesin derdi başka, ama rezalet ortak! “Beş Yıldızlı Rezalet”: Görgüsüzlük, kıskançlık, aile içi hesaplaşma ve bolca kahkaha. Tatilin yıldızları değil, yıldızları döndürenler sahnede!...
LIKE’LI MANTI

LIKE’LI MANTI

Dikkat: Bu mantı "Like" rekoru kırar ama yuva yıkar! Altın günü mü dediniz? Eskidendi o! Şimdi devir; tabağına mantıyı değil, telefonuna "Like"ları doldurma devri. Cumhur Ay’ın kaleminden dökülen bu trajikomik hikayede, mantılar sarmısaklı, diller ise sarmısaktan daha acı! Bir yanda mantı tabağıyla selfie çekmeden lokma yutmayanlar, diğer yanda "Kaynanamın Halleri" diye gizli gizli TikTok hesabı yöneten gelinler... Her şey bir "etiket" kriziyle başlıyor, sosyal medya hafiyeliğiyle devam ediyor ve işler Müge Anlı’lık bir boyuta ulaşıyor. "Kocam beni Facebook güzeliyle aldatıyor mu?" sorusunun cevabı bir emoji uzağınızda! Geleneksel mantı lezzetinin dijital kaosla harmanlandığı, "Göründüğü gibi olmayan" hayatların masaya yatırıldığı bu oyunu izlerken; ya telefonunuzu uçak moduna alacaksınız ya da kendi profilinizi gizliye!...
AİLELER DİDİŞİYOR

AİLELER DİDİŞİYOR

Yarışma mı, kavga mı, şamata mı? Televizyon stüdyosunda bir bilgi yarışması… Ama sorulardan çok tartışmalar, cevaplardan çok atışmalar var! Faytoncular ve Zurnacılar sahnede karşı karşıya: Yanlış cevaplar, komik hesaplamalar, “maymun mu, zürafa mı, timsa mı?” tartışmaları, ve tabii ki bol bol didişme! Bilgi yarışması sandığınız şey, aslında bir mahalle kavgasına dönüşüyor. Kazanan bilgi değil, kahkaha oluyor. “Aileler Didişiyor”: Sorular havada uçuşur, cevaplar karışır, aileler kapışır!...
KIRMIZI DÜĞME

KIRMIZI DÜĞME

"Basarsan dünya yıkılır, basmazsan merakın çatlatır!" NASA’nın en gizli koridorlarında, üçüncü dünya savaşını başlatabilecek o meşhur "Kırmızı Düğme"nin başında kim var dersiniz? Bir yanda her şeyi kuralına göre yapan panik atak Amerikalı Mişel, diğer yanda masanın tozunu alırken memleketteki Kazım abisiyle gıybet yapan bizim Sabri! Dünyanın kaderi bir yanda, Sabri’nin eşi Sabriye’nin "Kocam düğme bekçisi mi oldu?" sitemi diğer yanda... Merakın absürtlükle, nükleer krizin ev hanımı dırdırıyla birleştiği bu kahkaha dolu kısa oyunda tek bir soru var: O düğmeye basınca gerçekten ne oluyor? Dikkat: Bu oyunu izlemek, o meşhur düğmeye basmaktan daha riskli... Çünkü gülmekten yerinizden düşebilirsiniz!...
DAĞ BAŞINI ROMAN ALMIŞ

DAĞ BAŞINI ROMAN ALMIŞ

Ay mı daha tehlikeli, 9/8'lik ritim mi daha çekici? Dağın başında mahsur kalmak hiç bu kadar neşeli ve tehlikeli olmamıştı! Bir grup Roman vatandaşı mangal keyfi için dağa çıkar ama "içince yolu şaşıran" rehber yüzünden ormanın derinliklerinde sap gibi kalırlar. Karanlık çöküp vahşi bir ayı kükreyince; korkudan eski defterler açılır, pavyon sırları dökülür, kocalar sorguya çekilir ve eşler birbirine girer. Tam "Ayı bizi ham yapacak!" derken, 9/8'lik mastika sesiyle ormanın kralını bile göbek attıran bir mucize gerçekleşir! Cumhur Ay’ın kaleminden dökülen bu oyunda; ayıdan değil, karısının dilinden korkanların, ölümle dans ederken bile ritim tutanların kahkaha dolu hikayesini izleyeceksiniz. Uyarı: Bu oyunda ayı oynamaz, oynatır!...
YA FENER YA NEFER

YA FENER YA NEFER

"Hayat bazen seni öyle bir noktaya getirir ki; ya önünü aydınlatacak bir fener bulursun ya da bu uğurda feda edilecek bir nefer olursun! Ama bizim oyunda işler biraz karışık... Fenerin pili mi bitti? Neferin kafası mı karışık? Yoksa hepsi aslında büyük bir yanlış anlaşılmanın kurbanı mı? Cumhur Ay’ın kaleminden dökülen bu trajikomik hikayede; vicdanla cüzdan, umutla hayatta kalma dürtüsü birbirine giriyor. 'Ben illegal hayata öyle hemen koşturmadım' diyenlerin, kapısı çalınca geçmişinden saklanacak delik arayanların ve 'İnsan ahlakla mı ölçülür, yoksa kaç kilo çektiğiyle mi?' diye soranların hikayesi! Spoiler: Sonunda kimse feneri bulamıyor ama herkes bir şekilde nefer oluyor! Gülmekten mi ölürsünüz, halinize mi ağlarsınız orası size kalmış. Koltuklarınıza sıkı tutunun, çünkü bu oyunda ışıklar her an sönebilir!"...
KORKU TÜNELİ

KORKU TÜNELİ

Elektrikler kesildi, aile panikte! Bir lunapark eğlencesi, bir anda kabusa dönüşür. Karanlıkta çakmak ışığıyla yolunu bulmaya çalışan baba, her fırsatta kardeşini korkutan yaramaz oğul, “Komşular yetişin!” diye ortalığı ayağa kaldıran anne, ve kaybolup herkesi çığlık çığlığa bırakan kız… Ama asıl sürpriz: korku tünelinde kaybolanlar değil, birbirini korkutmaya çalışan aile bireyleri! Elektrikler geldiğinde ortaya çıkan gerçek, kahkahalarla izlenecek bir aile komedisine dönüşüyor. “Korku Tüneli”: Karanlıkta kaybolan sadece elektrik değil, sabır da! Korku mu, kahkaha mı? İkisinin de bol bol olduğu bir oyun....
HIDIR MIDIR, MÜDÜR MÜDÜR?

HIDIR MIDIR, MÜDÜR MÜDÜR?

Ofiste işler karışıyor! Bir yanda sakarlıklarıyla dosyaları çocuklarına yazdıran Şevki, bir yanda soyadıyla bile ciddiye alınmayan müdür Hıdır, diğer yanda işveli sekreter Naciye ve burnu havada yönetim kurulu üyeleri… Huzurevi projesiyle başlayıp kimya testlerine, “çok tatlı otopark” dosyasıyla devam eden toplantı, bir anda kavga, kompliman ve kahkahaya dönüşüyor. Bu ofiste kim daha rezil, kim daha müdür? Cevabı “Hıdır Mıdır, Müdür Müdür?” sahnede…...
MASAJINIZ VAR

MASAJINIZ VAR

"Mevzuattan Karakola Uzanan Bir Tahsilat Hikayesi" Metresine tek taş alıp faturasını muhasebeye gönderenler mi istersiniz , yoksa müşterisini mangala götürüp beş kilo pirzolayı vergi dairesine "yedirmeye" çalışanlar mı?. Kamile ve Necibe, her gün yeni bir tebliğ okumaktan tıp makalesi okumuş kadar olan, kuantum fiziği çözer gibi mevzuat kovalayan iki çilekeş mali müşavir!. Ancak Necibe için sabır taşı, ödenmeyen borçlar yüzünden çatlar. "Paramı almadan şuradan şuraya gitmem!" diyerek daldığı Relax Masaj Salonu’nda onu bekleyen şey ise nakit para değil, reddedilmesi imkansız (?) bir takas teklifidir: "Sen benim defterimi tut, ben sana ayda iki kez Ganalı masörle masaj yapayım!". Sırt ağrıları ile boş cüzdanı arasında kalan Necibe, bornozunu çekip masaj masasına yattığı an; işin içine polisler, kelepçeler ve "yanlış anlaşılan" kimlikler girer. Hesap makinesiyle girip bornozla çıktığınız, kahkahası bol, KDV’si içinde bu absürt komediye davetlisiniz!...
AYYY FATOŞ

AYYY FATOŞ

Güzelliğin Diktatörlüğü Başlıyor! Dünya hiç bu kadar "bakımlı" ve hiç bu kadar "tehlikeli" olmamıştı! Sıradan bir çalışma odası mı, yoksa pembe bir savaş karargahı mı? Diktatör Fatoş ve onun ruju bitmek bilmeyen SS (Seve Seve) ekipleriyle tanışmaya hazır olun! Polonya’ya giren, Avusturya’yı dize getiren bu ordunun tek bir hedefi var: Dünya üzerinde estetiksiz tek bir kadın bile bırakmamak! "Çirkin kadın yoktur, estetiksiz kadın vardır" şiarıyla yola çıkan Führer Fatoş; hava kuvvetlerini "kocasına akşam yemeği yetiştirmeye çalışan" komutanlara, istihbaratı ise "rimeli akan" gençlik kollarına emanet etmiş durumda. Peki ya karısı "fazla güzelleştiği" için isyan eden bir koca, karargahı basıp eski, kırışık karısını geri isterse? Neşterlerin, dudak dolgularının ve Instagram filtrelerinin havada uçuştuğu bu kaosta; makyaj tazeleme molasında dünya fethine davetlisiniz! Slogan: Dünyayı yeni baştan yaratacak... Tabii önce ojesinin kuruması lazım! Dikkat: Bu oyunda "The Walking Dead" görünümlü akrabalar ve botoksu gelmiş esirler çıkabilir!...